Köyde Bayram ve Ramazanlar


Köyde Bayram ve Ramazanlar.

Not: Bu yazı www.mengen.gen.tr sitesinde de yayındadır.
Yazının linki:
http://www.mengen.gen.tr/contents.php?id=2610

 

Kırk iki yıllık ömrümde çok bayramlar, Ramazanlar hatırlıyorum. Sizi bilmem ama benim için en güzel hatıralar köyümde, özellikle de çocukluğumda yaşadıklarım bayramlarla ilgili…
Sonbaharlara rastlar aklımda kalan ilk Ramazanlar, sonra yaz günlerinde gördük mübarek günleri…
İlk tuttuğum oruçlar da ilkyaza rastlar, sonra git gide kışlarda yaşandı. Ömrümüz varmış ki tekrar geldik uzun, sıcak günlerde Ramazan’ı karşılamaya.
Mengen’in en yüksek köylerinden biriydi doğduğum yer, şahin yuvasından bakar gibi bakardık karşı köylere, derelere, aşağılardaki yollara…
Kışlar henüz sonbaharda başlardı, çetindi, soğuktu, kar çok yağardı o zamanlar. Elektrik yoktu ve de su köy ortasındaki pınardan getiriliyordu.
Uzun kış gecelerinde yaşlıların neşeli sohbetleri idi eğlencemiz. Annemin anlattığı masal, belki de kardeşlerime söylediği ninnisi ile uyur; sabah ezanında ninemin sobayı yakmasıyla uyanıverirdik çoğunlukla. İşte böyle sonbaharlarda aniden bastıran soğuklarla hatırlarım Ramazanları ve bayramları.
Mahallemizde bulunan mescidin imamı yoktu ama her Ramazan, Abdi Mahallesinden merhum Halil İbrahim GÜNDEZ kıldırırdı teravih ve vakit namazlarını. İftarda akşam ezanını okuduktan sonra, imam nöbetinin olduğu evden getirilen hurma ya da zeytin ile orucunu açardı hoca. Sonra bir refakatçi eşliğinde imam nöbeti sırası gelen eve gidilirdi. Tüm köylüler sırayla bu evde toplanır, iftar ederlerdi. Büyük bayram sofraları kurulur, erkekler bir odada, hanımlar bir odada otururlardı. Bazlamalar üçgen kesilir, kalburla sofraya gelirdi. İftar tabaklarında hurma, zeytin yanında bal, gül reçeli, peynir mutlaka olurdu. Merhum Halil İbrahim GÜNDEZ peynir ile gül reçelini birlikte yemeyi çok severdi. Toygar çorba, etli patates, bamya, pirinç pilav, su böreği, hoşaf ve tatlı iftar sofralarının vazgeçilmez mönüsüydü. Yemek duasından sonra akşam namazı için hazırlıklar başlar, ibriklerle abdestler alınır, büyüklere çocuklar peşkir tutardı. Akşam namazı evde cemaatle kılındıktan sonra odun ateşinde demlenen nefis çaylar ikram edilirdi. Seccade olarak kınalı bir pösteki (koyun ya da koç postu) serilirdi.
Teravih namazı için kadın, erkek, çocuk hep birlikte mescide gidilirdi. Kimi pilli el feneri, kimi de idare lambası ile gider, lüks (lüküs) lambası ışığında namaz kılınırdı. Geceler uzun olduğundan tekrar bir araya gelinir, sohbetler edilirdi. Sahurda bizleri uyandırmak istemezlerdi ama seslerden hemen uyanır, sofrada yerimizi alırdık. Tekne orucu tutmak çok büyük mutluluktu çocuklar için.
Bu mutluluklar bizim için biraz buruktu aslında! Çünkü çoğumuzun babası gurbet ellerinde çalışıyordu, yetim çocuklar gibi hasret çekiyorduk ve yüreğimiz sızlıyordu. Bayramı bekliyorduk özlemle, bayram iki kere bayramdı bizim için. Kaç gün kaldı bayrama diye sormaya başlıyorduk günler öncesi. Her zorluğa rağmen arife gecesi babam geldiğinde ilk bayramımız yaşanmaya başlardı. Bayram sabahları yağmurlu, sisli ve soğuk olurdu. Camiye gidene kadar pantolonlarımız ıslanır, soğuk içimize işlerdi. Namaz kılındıktan sonra köyün en yaşlısı en başta durur, yaş sırasına göre sırayla herkes bayramlaşırdı. Böylece kim kimden büyük biz de öğrenmiş olurduk. Şimdi olduğu gibi o zaman da Kuzgöl ile birlikte yapardık bayramlarımızı. Dargınlar barışır, tanışmayanlar tanışır, akrabalar kaynaşırdı. Rahmetli Ahmet GÜLAYDIN (Şaşkın Bakkal) tabanca, mantar ve çeşitli oyuncaklar satar, çocukları mutlu ederdi. Kalabalık dağılmadan hoca efendi kısa bir sure ya da aşır okur, bizler de oturur dinlerdik. Caminin hemen yanında bulunan kabristana gidilir, geçmişlerimize Fatiha’lar okunurdu. Daha sonra herkes evlerine gider, önce evdekilerle bayramlaşılırdı. Kadınlar eşlerinin, küçükler büyüklerinin elini öperdi. Önce çocuklar ve gençler olmak üzere guruplar kurulur, herkes her eve uğrar, bayramlaşırdı. Ziyaretler çok kısa olur, şeker, kolonya ya da gülsuyu ikram edilirdi. Öğlene doğru bayram çıkaran bir mahallede toplanılır, mahkemeler kurulur, köyün yaşlıları davalara bakardı. Tabii ki orta oyunu gibi eğlenceli, neşeli, samimi bir muhabbet içindi bu yaşananlar ve cezalar da aynı şekilde ilginç ve güldürücüydü. Maddi durumu iyi olanlara da para cezaları verilirdi köyün ihtiyaçlarında kullanmak üzere. Ben görmedim ama daha önceleri gençler yarışmalar, cirit ve güreş müsabakaları da düzenlermiş. Öğle namazından sonra taksimat yapılır, her eve on-on beş kişi yemeğe davet edilirdi. Böylece kalıcı dostluklar ve unutulmayacak hatıralar yaşanmış olurdu. Yemekten sonra da uzak köylerdeki akrabalara gidilirdi. Üç gün boyunca bayram çıkarılır, akraba gezilirdi.
Sonra gurbet girdi araya, çocuklar şehirlerde okumaya başladı, köy okulu kapandı… Ya yaşlılar kaldı evlerde ya da evler de kapandı. Adetlerimizin birçoğu unutuldu; Ramazanlar, bayramlar gurbette yaşanmaya başladı. Yaşadığımız şehirde de birçok güzellikler yaşanıyor, belki maddi-manevi imkânlar buralarda daha fazla. Fakat çocuk hafızasının güçlü oluşundan mıdır, yoksa çifte bayram yaşadığımdan mıdır bilemiyorum; köyde yaşadığım Ramazanlar ve Bayramların yeri çok önemli benim için.
Namazsız ezan ve ezansız namaz arasında kısa bir ömürde, tekrar yaz günlerinde karşılamak nasip olacak Ramazan’ı… Ve bakalım kaç bayram daha görmek nasip olacak?
Bayramlar sevinç, meserret ve verilen nimetlere şükür günleridir. Allah’a teşekkür etmek; o nimetleri doğrudan doğruya Allah’tan bilmek, o nimetlerin kıymetini takdir etmek demektir.
Bayram sevincini imkânlar dâhilinde köyümüzde yaşayabilmeyi, kabir ziyaretlerini yapabilmeyi, büyüklerin hayır dualarını alabilmeyi, gafletten kurtulup hakiki şükür edebilmeyi Rabbim nasip etsin der, hayırlı bayramlar dilerim.
                                      Bilal KARABULUT




Bu sayfa hakkındaki yorumlar:
Yorumu gönderen: Erhan YÜKSEL, 19.09.2009, 19:13 (UTC):
Bilal abi agzına yuregıne saglık.söylenecek herseyı soylemissin zaten.ıyı bayramlar

Yorumu gönderen: ercu, 15.11.2008, 13:40 (UTC):
süper

Yorumu gönderen: Leyla (Gündez) BÜYÜKEREN, 17.09.2008, 05:49 (UTC):
O güzel anlatımınla eski bayramları yaşamışken aşağıda sevgili ablam hülyanın, sevgili kuzenim rafetin ve sevgili dileğin yorumlarını okuduğumda meğer ne kadar güzel günleri paylaşmışız ve bizler hepimizde aynı duygularla yoğrulmuşuz. Fakat neredeyse hafızalarımızda kaybolmak üzere olan bu duygularımızı açığa çıkaran ve geçmişi birlikte hatırlamamıza vesile olan Bilal kardeşimize sonsuz teşekkürler. Bu vesile ilede yüreğinde sevgi ve saygı taşıyan tüm kadısusuzlulara sonsuz sevgi ve saygılarımı iletirim.

Yorumu gönderen: Dilek demirtaş yalçın, 16.09.2008, 20:49 (UTC):
Bilal abi öyle güzel anlatmışsinki eski bayramları okuyupta duygulanmamak elde degil bende o bayramları yaşadığım için o günlere geri gittim bian ne kadar ısterdim o bayramlardan bir bayram daha geçirmeyi herkese hayırlı sağlıklı bayramlar dilerim

Yorumu gönderen: rafet erdemır, 16.09.2008, 19:56 (UTC):
sevgılı bılal kardes once selam eder hayırlı ramazanlar dılerım yazını okuyupta duygulanmamak elde degıl o guzel gunlerı unutmak mumkunmu yıllar unuttursada daha dogrusu unuttugumuzu zannetsede zannetsede hıc unutulurmu o guzelım eskı bayramlarhatıralar yasatır o gunlerı bızlere allah senden razı olsun herkese sevgı ve selamlarımla

Yorumu gönderen: Hülya GÜNDEZ MERCAN, 16.09.2008, 12:46 (UTC):
O kadar güzel şeyler yazmışsınki gözlerim yaşararak okudum o zaman kıymetini çok bilemediğimiz ama şimdi çok özlem duyduğumuz güzellikler çocuklarımızında böyle güzellikleri yaşaması ve onlarında anılarının olması dileğiyle sahip çıkmayla sahiplenmeyi karıştırmadan her kesin güzellikleri yaşaması dileğiyle hayırlı sağlıklı bayramlar



Bu sayfa hakkında yorum ekle:
İsminiz:
Mesajın:

KADISUSUZ KÖYÜ
 



DUYURU PANOSU

---Kadısusuz Köyü---
---
--- Linkler sayfamızdan birçok faydalı siteye kolayca ulaşabilirsiniz.---
Sağ tarafta yer alan ziyaretçi sayacımız, sayfanın sonunda yeniden düzenlenerek yayınlanmıştır. Yeni sayacımızda günlük ve toplam tekil ziyaretçi sayısı ve klik sayısı ile online ziyaretçi sayısı bulunmaktadır..---
Sitemiz ziyaretçi defterine ve birçok sayfamıza yorum ve düşüncelerinizi yazabilirsiniz, yorum için üyelik gerekmemektedir.---

Kadısusuz.tr.gg

Reklam
 
HABERLER
 
 
 

=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Bütün hakları saklıdır,izinsiz kopya edilemez ve kullanılamaz!Copyright ©25.11.2007 Powered by Bilal KARABULUT&Ahmet KORKMAZ kadisusuz.tr.gg